Tıbbi uygulama hatası iddiaları; ceza, hukuk ve idari yargı süreçlerinde yüksek teknik bilgi gerektiren, multidisipliner değerlendirme zorunluluğu bulunan dosyalardır.
Adli tıp uzmanı olarak; tıbbi standartlar, güncel literatür ve yargısal kriterler ışığında bilimsel, tarafsız ve gerekçeli bilirkişi görüşü sunulmaktadır.
Tıbbi uygulama hatası; hekimin veya sağlık personelinin, tıbbi standartlara aykırı davranışı sonucu hastada zarara neden olmasıdır.
Tanımlamada;
unsurları birlikte değerlendirilir.
Bu çerçevede;
malpraktis değerlendirmesinde referans alınan temel kaynaklardır.
Her olumsuz sonuç malpraktis değildir. Tıbbi müdahaleye bağlı ortaya çıkan her zarar, kusur anlamına gelmez. Değerlendirme bilimsel kriterlerle yapılmalıdır.
Uygulamada en sık karıştırılan kavram komplikasyon ile kusurlu tıbbi uygulama ayrımıdır.
Bu ayrım; dosyanın hukuki kaderini belirleyen temel unsurdur.
Her dosya aşağıdaki metodoloji ile incelenir:
Hazırlanan görüş; yalnızca kanaat bildirme değil, bilimsel temellendirme içeren teknik analiz niteliğindedir.
Her komplikasyon malpraktis midir?
Hayır. Komplikasyon, standart uygulamaya rağmen ortaya çıkabilen öngörülebilir risktir.
Yanlış teşhis her zaman kusur mudur?
Tanı sürecinde makul hekim davranışı ve mevcut klinik veriler dikkate alınarak değerlendirme yapılır.
Ameliyat sonrası ölüm otomatik olarak malpraktis anlamına gelir mi?
Hayır. Nedensellik bağı ve tıbbi standartlara uyum incelenmeden kusurdan söz edilemez.
Özel bilirkişi görüşü alınabilir mi?
Evet. Taraflar bilimsel mütalaa alabilir ve mahkemeye sunabilir.
Akademik literatüre dayalı analiz
Malpraktis dosyaları; hem tıbbi hem hukuki açıdan teknik uzmanlık gerektirir. Bilimsel zemine oturtulmayan değerlendirmeler, hatalı hukuki sonuçlara yol açabilir.
Dosyanız hakkında bilimsel ön değerlendirme talep edebilir, detaylı bilirkişi görüşü için iletişime geçebilirsiniz.
Avukatlar ve bireysel başvurular için dosya üzerinden ön inceleme yapılmaktadır.